*Büyüklere her şeyi açıklamak gerekir zaten.
*Büyüklere, ''Kırmızı tuğlalı bir ev gördüm. Pencerelerinde sardunyalar, çatısında güvercinler vardı...'' derseniz eğer, bu evi bir türlü gözlerinin önüne getiremezler. Onlara denilmesi gereken şudur: ''Milyonluk bir ev gördüm.'' İşte o zaman, ''Ah, ne kadar güzel.'' derler size.
*Onu davranışlarıyla değerlendirmeliymişim, dedikleriyle değil.
*Kelebeklerle tanışmak istiyorsam, birkaç tırtıla katlanmam gerek.
*En zoru budur. Kişinin kendi kendini yargılaması, başkalarını yargılamasından çok daha güçtür. Kendi kendini yargılamayı beceriyorsan, hakikaten bilge bir kişisin demektir.
*İnsanların hiçbir şeyi öğrenecek vakitleri yok. Her şeyi satıcılardan hazır alıyorlar.
*Gülünü bu kadar önemli kılan, ona harcadığın zamandır.
*''Çölü güzel kılan, bir yerinde bir kuyu saklıyor olması.'' dedi Küçük Prens.
*''Günün birinde üzüntün geçince (üzüntüler günün birinde mutlaka geçer), beni tanımış olduğuna sevineceksin.
*Büyüklere, ''Kırmızı tuğlalı bir ev gördüm. Pencerelerinde sardunyalar, çatısında güvercinler vardı...'' derseniz eğer, bu evi bir türlü gözlerinin önüne getiremezler. Onlara denilmesi gereken şudur: ''Milyonluk bir ev gördüm.'' İşte o zaman, ''Ah, ne kadar güzel.'' derler size.
*Onu davranışlarıyla değerlendirmeliymişim, dedikleriyle değil.
*Kelebeklerle tanışmak istiyorsam, birkaç tırtıla katlanmam gerek.
*En zoru budur. Kişinin kendi kendini yargılaması, başkalarını yargılamasından çok daha güçtür. Kendi kendini yargılamayı beceriyorsan, hakikaten bilge bir kişisin demektir.
*İnsanların hiçbir şeyi öğrenecek vakitleri yok. Her şeyi satıcılardan hazır alıyorlar.
*Gülünü bu kadar önemli kılan, ona harcadığın zamandır.
*''Çölü güzel kılan, bir yerinde bir kuyu saklıyor olması.'' dedi Küçük Prens.
*''Günün birinde üzüntün geçince (üzüntüler günün birinde mutlaka geçer), beni tanımış olduğuna sevineceksin.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder